Batum mu Daha Güzel, Tiflis mi? İzmirli Bir Genç Gözüyle
Batum mu daha güzel, Tiflis mi? Bu soru, sanki dünya tarihinde cevapsız kalmış en büyük meselelerden biriymiş gibi… Yani, bazı insanlar Batum’a bayılır, bazıları Tiflis’i baştacı eder. Ama benim gibi İzmirli, genç, arkadaş ortamında sürekli espri yapan, ama bir yandan her şeyi fazla düşünme eğiliminde olan biri için bu soru başka bir anlam taşır. Hadi gelin, Batum ve Tiflis’in güzelliklerini keşfederken biraz gülüp, eğlenelim.
Batum’a Giriş: Ne Var Ne Yok?
Öncelikle Batum’a geldim, dedim ki: “Eee, bakalım neler var?” Bu şehirde her şey bir tık fazla… Sanki her şey biraz daha parlak, biraz daha renkli, biraz daha çılgın. Hani sanki Batman şehri gibi ama ışıkları çok daha fazla ve denizle tanışıyor. Karadeniz’in buz gibi sularını gördüm, biraz da hayal kırıklığına uğradım aslında. İnsan Karadeniz’i görmek için ne bekler ki? En azından bir kıyı şeridi, her an dalga sesleri, o tuhaf rüzgarla saçların dağılacak, ama yok… Sadece birkaç dondurma yediğimiz kumsalda, sanki hepimiz bir fotoğraf karesinin içinde gibiydik.
Batum’un caddeleri genellikle çok düzenli, ama sanki oradaki her şey “sürekli eğlence” için tasarlanmış. Dolaşırken o kadar çok renkli ışık, neşeli insan var ki, insan ister istemez “Hadi, biraz şehri taşımaya geldik galiba!” diye düşünüyor. Gördüğüm kadarıyla Batum, hızla büyüyen bir şehir, ama hâlâ aynı zamanda o eski Sovyet izlerini taşıyor. 20. yüzyılın izlerinden çıkmış bir şehir, ama her an bir parkta gülüşmeler, bir kafede gitar çalan insanlar var. Bir nevi “retro ama parlak” havası var Batum’un.
Bir Zamanlar Batum’da:
“Tiflis mi daha güzel, Batum mu daha güzel? Hah, bu konuda baya bir karışık bir ruh halim var.” dedim bir arkadaşımın suratına.
Arkadaşım, o kadar rahat ki, “Abi Batum kesinlikle Tiflis’ten güzel. Ne var Tiflis’te?” dedi.
Evet, Batum biraz fazla ama bu fazla rahatlık insanı etkiliyor. Ama bir şey var, Batum bir şehir değil, adeta bir tatil destinasyonu gibi. Ne yapıyorsun? Gidip bir plajda dondurma yiyorsun, akşam da parkta neşeyle yürüyorsun. Biraz “her şey mükemmel” havası var ama bir o kadar da hafif ve salaş.
Tiflis: Sakin Ama Derin
Tiflis’e gelirken biraz daha ciddi oldum, çünkü orada her şeyin daha sakin olduğunu hissediyorsun. Burası, bir şeylerin gerçekten işlendiği, yaşandığı ve zamanın kendi içinde yavaşça aktığı bir yer. Tiflis, Batum’un aksine, sanki seni karşılamaya, seni keşfetmeye, seni içine almaya çalışan bir şehir. Tiflis’te sıradan bir yürüyüş bile seni bir şeyler öğretiyor. Tıpkı İzmir’deki Kordon boyunca yürüyüp denizin sesiyle düşünmeye dalmak gibi. Ama buradaki fark, Kordon yerine daha çok taş sokaklar ve eski yapılar var.
Tiflis, adeta geçmiş ile modernin harmanlandığı bir yer. Bir yanda o eski Sovyet yapılarını, bir yanda ise zarif kafeleri, modern sanat galerilerini buluyorsun. Şehirde bir hareketlilik var ama sakin; yani birden fazla gezilecek yer olsa da her birine gitmek için acele etmiyorsun. Biraz derin, biraz daha “düşünme zamanı” sunuyor sana Tiflis. O yüzden “Tiflis mi güzel, Batum mu?” sorusuna cevap verirken, Tiflis’i daha içsel bir yolculuk olarak görmeyi tercih ediyorum. Sanki Batum, yüzeyde neşeli bir sosyal medya paylaşımları, Tiflis ise gerçekten varılacak bir derinlik gibi.
İç Ses:
“Batum’a gelince hadi eğlenelim, kafelerde oturalım, birini tanıyalım, biraz turist olalım ama Tiflis’te bir kahve içerken o kalp atışlarını hissedebileceğini düşünüyorum. Şehir, adeta sana ‘Yavaş ol, bir dur, biraz düşün’ diyor.”
Batum Mu Tiflis Mi? Karar Veriyorum!
Şimdi, bir süre Batum’da ve Tiflis’te gezdikten sonra, kararımı vermek zorlaşıyor. İki şehir de çok farklı. Biri “Hadi gel eğlen, dünya senin etrafında dönüyor” diye seni kucaklıyor, diğeri ise “Sakin ol, her şey zamanla güzel olur, önemli olan senin içindeki huzur” diye seni rahatlatıyor. Hangisini seçeceğimi hâlâ tam olarak kestiremiyorum.
Ama bir şey kesin, Batum’un parıldayan ışıkları ve Tiflis’in derin tarihi arasında, senin ruh halin kesinlikle etkili olacak. Eğer neşelisin, Batum’un sokaklarında kaybol, ama derin düşüncelere dalmak istiyorsan, Tiflis seni bekliyor.
Batum’un Cazibesi:
Plajı var.
Hep bir festival havası var.
Denizin tuhaf kokusu ve hızı seni sarar.
Ne yaparsan yap, eğlence hep bir adım önde.
Tiflis’in Derinliği:
Kafelerdeki sessizlik, bir şeyler yazma hissiyatı veriyor.
Kültürel zenginlik seni alıp farklı bir dünyaya götürüyor.
Sakinlik, her köşe başında seni bekliyor.
Zamanın içinde kaybolmak, burada alışkanlık haline geliyor.
Sonuç: Benim İçin Hangisi Daha Güzel?
Şimdi soruyu tekrar soralım: Batum mu, Tiflis mi? Şahsen, her iki şehir de kendine has güzelliklere sahip ve her biri farklı ruh hallerine hitap ediyor. Ama bana soracak olursanız, ben biraz daha Tiflis’i tercih ederim. Neden? Çünkü İzmir gibi büyük ama sakin bir şehirde büyüdüm ve Tiflis bana bu huzuru, bu zamanla birlikte derinleşen güzelliği hissettiriyor. Batum’daki o parlak, hızlı temposu, fazla eğlencesi bazen yorabiliyor. Ama tabii ki, her ikisi de bir başka.
Batum ile Tiflis’i kıyaslarken, bir bakıma İzmir ile de karşılaştırma yapıyorum. Sakin, derin bir yer mi? Tiflis. Hızlı, neşeli ve enerjik bir yer mi? Batum. İkisinin de keyfini çıkarmak için doğru ruh halinde olmak önemli. O yüzden, hayatının hangi dönemindesin, ona göre seç!