Karımın Babasına Ne Denir? Bir Genç Yetişkinin Sorgulamalarla Dolu Yolculuğu
İzmir’de yaşıyorum. Hani, “Yok mu bir balıkçı, bir bira, bir güneş, bir arkadaş” diyecek kadar klasikleşmiş bir tabir var ya, tam da öyle bir şehir. Yani ne zaman sokağa çıksam, her şeyin normal olduğundan eminken, birdenbire karımın babasına ne denir? sorusuyla karşılaşıyorum. Bir de bununla ilgili komik bir bakış açısı geliştirince, işler bir hayli karışıyor. Gerçekten, birinin babasına ne demek gerek? Mesela “abi” diyebilir miyim? Yoksa saygılı bir şekilde “baba” demek mi lazım? Kafamıza bir fırtına düşüyor, öyle değil mi? İşte, ben de tam bu ikilemin içinde kaybolan bir adamım.
İlk Buluşmalar: Gergin, Ama Komik
Hatırlıyorum, karımla ilk tanıştığımda, tabii hemen “baba” diyemedim. Çünkü “baba” demek, o kadar büyük bir sorumluluk ki, sanki “baba” diyerek bir yükümlülük altına giriyorsunuz. Hani, az biraz dramatize edeyim, hatta bu sorumluluk insanı tedirgin ediyor. Neyse, bir akşam yemeğinde, karımın babasıyla tanıştık. Şöyle düşünün: Yemek boyunca göz göze gelmemek için büyük bir çaba harcıyorum. Karım “Baba, bu da Ahmet” diyor, ben bir an için içimden “Baba mı, abi mi, amca mı?” diye sorguluyorum. Bunu hemen ağzımdan kaçırmamam lazım. Karşımda bir “baba” var, tamam da, o da benim yaşımdan büyük bir insan, o yüzden sanki bu “baba” kelimesi çok büyük bir kavram gibi geliyor. Ne diyeceğimi bilemiyorum, orada biraz kafam karışıyor, ama kendimi biraz toparlıyorum.
Sonunda ne demişim, hatırlamıyorum ama kesinlikle “merhaba” demişimdir. Çünkü “merhaba” demek, en azından tehlikesiz bir bölge. Her zaman güvenli. Geriye dönüp bakınca, daha fazlası gerekmezdi. Ama tabii, o anın ciddiyeti ile bir yandan da espri yapmak istemiştim. Çünkü arkadaşlarım, evde de çok fazla mizah yapıyorum, hatta bazen gereksiz bile olabiliyor. O yüzden durumu idare etmek için şunu söylemiştim: “Baba, siz çok genç görünüyorsunuz, demek ki karım da o kadar genç değil!” Karım gözlüklerini takıp, bana bir bakış attı. Bunu söyledikten sonra gözlerinin içine bakamam, tabii. Herkes birkaç saniye sessiz kaldı. Ama neyse ki, bu da geçti.
Kayınpeder mi, Kayınbaba mı? Hangi Terimi Seçmeli?
Bir de şu var; toplumsal cinsiyet normları ve gelenekler işin içine girdiğinde, “kayınbaba” mı demeliyim yoksa “kayınpeder” mi? Aslında “kayınpeder” daha geleneksel, ama biraz soğuk bir kelime. Evet, mesela kayınpeder dediğimde, sanki bir bürokratik yazışma yapıyormuşum gibi bir hisse kapılıyorum. “Kayınpeder”, bana hep devlet dairesini çağrıştırıyor. Bunu diyen birisi, herhangi bir konuda başvuruda bulunabilir gibi geliyor. Hatta biraz resmi! Ama “kayınbaba” daha sıcak, daha samimi… Yani, eğer soğuk bir ilişkimiz yoksa ve ortamda bir samimiyet varsa, “kayınbaba” demek sanırım daha uygun olur. Hangi durumda hangisi gerektiğini de hiç kestiremiyorum, açıkçası. Bunu düşünüp duruyorum.
Bir akşam yemeği sonrası, kayınbabama “Kayınbaba” demek yerine, “Kayınpeder” dedim ve birden karımın annesi gözlüğünü çıkardı, bakışlarını sabitlemişti. Karım “Ahmet, yine ne yaptın?” dedi. Şaka gibi ama aslında işin içinde daha derin bir anlam var. Çünkü herkesin kayınbabasıyla ilişkisi farklı ve bazı insanlar kelimelerden fazlasını bekler. Yani, “Kayınbaba” dediğinde, sana da saygı duymayı bekleyen bir kültür var.
Kayınbaba-Baba İlişkisi: Biraz da Mizah, Bolca Gerilim
Gel gelelim, karımın babasına ne denir sorusu, bazen o kadar da basit olmuyor. Mesela, kayınbaba demek, acaba kayınvalidemin gözünde, “ben çok ciddi bir insanım, benimle düzgün ilişki kur” anlamına gelir mi? Karımın babası, genellikle ciddi bir adam. Hem iş adamı, hem aile babası, ama bir şekilde şakalaşmayı da sever. Ama ben şunu fark ettim: Kayınbaba ile yapılan sohbetlerde, hep bir tedirginlik vardır. Ama yine de ona karşı ne söyleyeceğimi bulmam için biraz denemek gerekiyor. Yani, bir an için ben de kayınbaba oluyorum. Ama şunu itiraf etmeliyim ki, her an “baba” demek de istemiyorum. İşin içinde bir mizah var, sonuçta. Karımın babasına karşı “baba” demek, bazen karışık bir hâl alabiliyor.
Birkaç gün önce, bir arkadaşımın başına gelen durumu anlatacağım. Arkadaşım, kayınbabasına “Baba” demiş ama yanlışlıkla “Amca” demiş. O an herkes gülmekten kırıldı. Hani, insanlar genellikle ilişkiyi belirleyen kelimelere bakar. “Amca” demek, bir mesafe anlamına gelir. Bu tür kelimeler, ilişkileri yavaş yavaş belirler ve bazen kelimenin yanlış söylenmesi bile durumu biraz ciddiye alabilir. Benim için, karımın babasına “baba” demek gerçekten büyük bir adım. Bu da bir başka gerilimli durum. Ama her şeye rağmen, bir “baba” demek, aslında hayatın bir parçası. Bu, o kadar derin ve karmaşık bir ilişki ki, kelimelerle anlatmak bile zor.
Sonuçta: Kayınbaba mı, Baba mı, Abi mi? Ne Demeli?
İzmir’de her şey çok hızlı. İnsanlar, sokakta, kafelerde, metrobüslerde sürekli birbirlerine takılıyor, her şeye mizahi bir bakış açısı katıyorlar. Karımın babasına ne denir sorusu, işte tam da bunun gibi bir konu. Kimse sana ne demen gerektiğini söylemiyor. Bir bakıyorsun, bazen kayınbaba demek, bazen kayınpeder demek, bazen de “baba” demek gerekiyor. Hepsi, insanın ilişkisini ne kadar samimi ve ciddi bir şekilde yansıttığıyla ilgili. Belki de kayınbabanıza “Abi” demek, ilişkinizin mesafesini daha da kısaltır. Ama gerçekten, her şeyin bir yeri ve zamanı var. Bir de tabii ki karımın, her an bir bakışıyla bile “ne yapıyorsun?” diye sorguladığı bir gerçek var ki, “baba” demek bu kadar karmaşık bir meseleye dönüşüyor.